Proje vitrini hazırlanıyorPreparing project showcaseПодготавливаем витрину проекта

Lead Yönetimi

Formda koşullu mantık: soruyu cevaba göre değiştirmek

On dört alanlık bir form neden yarıda bırakılır ve koşullu mantık o formu kişiye göre nasıl altı soruya indirir? Kural yazımı, dallanma, yönlendirme ve ölçüm bir arada.

Rocketly · 2026-09-05

Salı sabahı 09:40. Bir mimarlık ofisinin pazarlama sorumlusu, üç haftadır yayında olan "Teklif alın" formunun panelini açıyor: 412 görüntülenme, 38 gönderim. Formda 14 alan var; proje tipi, metrekare, il, ilçe, bütçe aralığı, kurumsal mı bireysel mi, vergi dairesi, vergi numarası, imar durumu, teslim tarihi ve dahası. Bireysel bir müşteri de vergi dairesi satırını görüyor, kurumsal bir alıcı da imar sorusunu. Kimse formu zor bulduğunu söylemiyor; herkes kendisine ait olmayan altı soruya bakınca sekmeyi kapatıyor.

Bu yazı, o 14 alanın kişiye göre nasıl altıya indiğini anlatıyor. Sırayla şunları ele alıyoruz: uzun formun neden yarıda bırakıldığı, koşullu mantığın hangi kararı ne zaman verdiği, hangi sorunun koşula bağlanıp hangisinin herkese sorulacağı, kural yazarken kullanacağınız operatörler, çok adımlı formda dallanma, koşullu alanların CRM'e nasıl temiz düştüğü, yanıta göre yönlendirme, yayın öncesi test, ölçüm ve sahada en sık görülen hatalar.

Uzun form neden yarıda bırakılıyor?

Terk etmenin sebebi çoğu zaman alan sayısının kendisi değil, alanların ilgisizliği. Bireysel bir müşteri "Vergi dairesi" satırını gördüğünde arka arkaya iki şey oluyor: önce bu formun kendisi için yazılmadığını anlıyor, sonra verdiği bilginin nereye gideceğinden şüphe ediyor. Aynı form kurumsal alıcıyı da yoruyor, çünkü ona "İmar durumu" sorusunu boş geçirtiyor ve karşı tarafa eksik bir kayıt bırakıyor.

İkinci sebep bilişsel yük. Ekranda on dört alan aynı anda göründüğünde ziyaretçi soruları tek tek değerlendirmiyor, toplam eforu tartıyor. Formun ilk ekranı "bu on dakika sürer" izlenimi veriyorsa, doldurma niyeti henüz ilk alana dokunmadan azalıyor. Burada evrensel bir eşik yok; ama bir formda ne kadar çok "bu bana göre değil" satırı varsa tamamlama oranı o kadar hızlı düşüyor.

Üçüncü sebep daha sinsi: uzun form kötü lead'i de aynı hızla içeri alıyor. Alan eklemek nitelik getirmiyor, nitelik doğru kişiye doğru soruyu sormaktan geliyor. Nitelik sorularının kaynakta çalıştığı bir kurulum kurmak istiyorsanız kötü lead'i daha reklamı tıklandığı anda eleyen yaklaşımı ayrı bir yazıda adım adım tarif ediliyor; koşullu mantık o yaklaşımın form tarafındaki karşılığı.

Koşullu mantık formda tam olarak neyi değiştirir?

Koşullu mantık, bir alanın görünürlüğünü sabit bir tasarım kararı olmaktan çıkarıp önceki yanıta bağlı bir sonuca dönüştürüyor. Kural cümlesi hep aynı iskelette: "şu alan şu değere eşitse, şu alanı göster" ya da "gizle". Form Builder'daki Koşullu Mantık özelliği tam olarak bunu yapıyor; ürün sayfasındaki örnek de aynı mantığı taşıyor: "kurumsal" seçildiğinde vergi numarası soruluyor, seçilmediğinde o alan hiç görünmüyor.

Değişen şey ziyaretçinin gördüğü form değil sadece; değişen şey formun kendisiyle ilgili verdiği mesaj. Kişiye göre kısalan bir form, karşı tarafın söylediğini dinlediğinizi gösteriyor. On dört alanlık formda bireysel müşteri altı soru görüyor, kurumsal müşteri sekiz soru görüyor ve ikisi de kendi kayıtları için gereken her şeyi bırakmış oluyor.

Bu mantığın form dışındaki karşılığı da var. Tek bir süreç içinde farklı müşteri tiplerini ayrı yollara sokmak, otomasyon tarafında tek akışta farklı müşteri yolları kurmakla aynı fikir üzerine oturuyor: koşul, süreci çoğaltmadan çeşitlendiriyor.

Hangi soru koşula bağlanır, hangisi herkese sorulur?

Pratik bir ayrım işe yarıyor: bir soru her yanıt için anlamlıysa herkese sorulur, yalnız belirli bir yanıt kümesinde anlamlıysa koşula bağlanır. Ad, e-posta ve telefon her zaman ilk gruptadır. Vergi numarası, ruhsat tarihi, filo büyüklüğü, kurum içi onay süreci gibi alanlar ikinci gruba girer.

İkinci bir süzgeç daha var: soru bir kararı değiştiriyor mu? Yanıtı ne olursa olsun aynı şeyi yapacaksanız, o soruyu formdan çıkarın. Bu süzgeç genellikle iki üç alanı doğrudan siliyor ve kalan alanların koşullandırılmasını kolaylaştırıyor.

  • Herkese sorulacaklar: kimlik ve iletişim alanları, temel talep tipi, tercih edilen iletişim kanalı.
  • Koşula bağlanacaklar: segmentte anlamı olan detaylar, ölçek bilgileri, sektöre özgü zorunluluklar.
  • Formdan çıkarılacaklar: yanıtı hiçbir kararı değiştirmeyen, "iyi olur" diye eklenmiş alanlar.
  • Gizli tutulacaklar: kaynak, kampanya ve müşteri kimliği gibi ziyaretçiye sorulmayacak bilgiler.

Koşula bağlanan bir soru aynı zamanda bir eleme sorusu olabiliyor. Yanıt belirli bir aralığın dışındaysa formun devamını göstermemek, satışın doğru zamanda "hayır" demesini kolaylaştırıyor: temsilci uygun olmayan kaydı aramak yerine uygun olanla konuşuyor.

Koşul kurarken hangi operatörler işinizi görür?

Kural yazarken ihtiyaç duyulan operatör kümesi şaşırtıcı derecede küçük. Aşağıdaki tablo, hangi alan tipinde hangi karşılaştırmanın doğru soruyu sorduğunu ve tipik bir kullanım noktasını gösteriyor.

Alan tipiUygun karşılaştırmaÖrnek kural
Açılır liste / radyoeşittir, eşit değildir, içindeMüşteri tipi "kurumsal" ise vergi numarası alanını göster
Onay kutusuişaretli, işaretsiz"Kurulum desteği istiyorum" işaretliyse tercih edilen tarihi sor
Sayıbüyüktür, küçüktür, aralıktaKullanıcı sayısı belirli bir eşiğin üstündeyse kurum içi onay sürecini sor
Metin / e-postaiçerir, ile biter, boş değilE-posta ücretsiz bir alan adıyla bitiyorsa şirket adını zorunlu yap
Tarihönce, sonra, aralıktaİstenen teslim tarihi otuz günden yakınsa aciliyet nedenini sor

Bir kuralı yazmadan önce sesli okuyun: "Müşteri tipi kurumsal ise vergi numarasını göster." Cümle kulağa tuhaf geliyorsa kural da tuhaf davranıyor. Bu okuma testi, iki koşulu "ve" ile bağladığınızda ikisinin de aynı anda doğru olması gerektiğini fark etmenizi de sağlıyor. Sorunun kimden geldiğine göre değişen alanlar için ise ziyaretçinin kim olduğunu ve niyetini okuyan sinyalleri forma girmeden önce toplamak, sorulacak soru sayısını daha da azaltıyor.

Çok adımlı formda dallanma nasıl kurgulanır?

Koşullu mantık tek ekranda alan gösterip gizlemekle sınırlı değil; asıl gücünü adımlarla birleştiğinde gösteriyor. Çok Adımlı Formlar özelliği uzun bir formu ilerleme çubuklu adımlara bölüyor, koşullu mantık da hangi adımın kime görüneceğine karar veriyor. Sonuçta ziyaretçi ilerleme çubuğunda dört adım görüyor, aslında sekiz adımlık bir yapının kendisine ait dalını yürüyor.

İyi bir dallanma kurgusunda ilk adım her zaman ayırıcı sorudur: müşteri tipi, hizmet kategorisi ya da ülke. Bu soruyu ikinci adıma bırakırsanız ziyaretçi kendisiyle ilgisiz bir ekranı bir kez de olsa görmüş oluyor ve kazandığınız etki büyük ölçüde kayboluyor.

Dalların derinliğini iki seviyede tutun. Üç ve daha fazla iç içe koşul, bakımını üstlenecek kişi için okunamaz hale geliyor; altı ay sonra o formu açan kişi hangi kuralın hangi alanı gösterdiğini takip edemiyor. İki seviye yetmiyorsa, muhtemelen tek form yerine iki ayrı form kurmanız gerekiyor.

Adımlı formun bir yan faydası da var: ziyaretçi ikinci adımda ayrılsa bile ilk adımda verdiği e-postayı bırakmış oluyor. Sayfadan çıkmak üzere olan ziyaretçiyi yakalamak için kullanılan çıkış amaçlı pop-up yöntemi, kısa bir koşullu formla birleştiğinde terk edilen adımdan da kayıt çıkarabiliyor.

Koşullu alanlar CRM'e nasıl temiz veri olarak düşer?

Koşullu form kurulunca akla ilk gelen endişe şu oluyor: alanların bir kısmı görünmediğine göre CRM'de düzensiz kayıtlar mı birikecek? Cevap, alan eşleştirmesini doğru kurduğunuzda hayır. CRM Alan Eşleştirme her form alanını bir CRM alanına bağlıyor; ad, e-posta, telefon, bütçe ve kaynak düz metin olarak değil yapılandırılmış veri olarak geliyor. Görünmeyen alan boş kalıyor, ama var olmayan bir alana dönüşmüyor.

Bu ayrım raporlamada işe yarıyor. "Vergi numarası boş" ile "vergi numarası hiç sorulmadı" farklı iki durum; birincisi eksik veri, ikincisi tasarım gereği. Segment bilgisini de bir alana yazdığınızda ikisini birbirinden ayırabiliyorsunuz: müşteri tipi "bireysel" olan kayıtlarda vergi numarasının boş olması normal.

Otomatik Lead Oluşturma özelliği, spam işaretlenmeyen her gönderimi lead ve kişi kaydına çeviriyor; koşullu alanlar da bu kaydın içinde doldurulmuş haliyle yer alıyor. Kaydın sonrasında ne olduğunu izlemek için kullanılan yöntemleri lead takibinin nasıl kurulduğunu anlatan yazıda bulabilirsiniz; koşullu form o zincirin ilk halkasını temiz tutuyor.

Yanıta göre yönlendirme kimin masasına düşeceğini nasıl belirler?

Koşullu mantık ziyaretçinin ne göreceğine karar veriyor; Yönlendirme Kuralları ise o gönderimin kime gideceğine. İkisi aynı yanıtı okuyor. Ziyaretçi "İstanbul" ve "kurumsal" dediğinde form ona kurumsal sorularını gösteriyor, aynı yanıt kaydı bölge ekibinin kuyruğuna düşürüyor.

Bu ikili kurulumda dikkat edilecek nokta, ayırıcı alanın hem koşulda hem yönlendirmede aynı değer kümesini kullanması. Formda "Kurumsal / Bireysel", yönlendirme kuralında "Şirket / Kişisel" yazıyorsa kural sessizce çalışmıyor ve kayıtlar varsayılan kuyrukta birikiyor. Değer listelerini tek yerde tanımlayıp iki tarafta da aynı isimle kullanın.

Yönlendirmenin ikinci boyutu yük. Bölgeye göre atama doğru kişiyi buluyor ama o kişinin kaç açık kaydı olduğunu bilmiyor. Bölge kuralını temsilciler arasında iş yükünü dengeleyen bir dağıtımla birlikte kurduğunuzda, doğru kişi aynı zamanda müsait kişi oluyor.

Koşullu formu yayına almadan nasıl sınarsınız?

Koşullu form, test edilmesi normal formdan daha çok özen isteyen bir yapı; çünkü hata görünmüyor, sadece bir dal hiç açılmıyor. Test yöntemi basit: her dalı en az bir kez baştan sona doldurun. Üç seçenekli bir ayırıcı sorunuz varsa üç gönderim yapın ve üçünün de CRM'de doğru alanlarla açıldığını görün.

İkinci kontrol, gizlenen alanın zorunluluk kuralı. Gizli bir alan zorunlu kaldığında form gönderilmiyor ve ziyaretçi neden gönderilmediğini göremiyor; bu, koşullu formlarda en çok zaman kaybettiren hata. Zorunluluk kuralını her zaman koşulun içine taşıyın.

Yayın öncesi üçüncü adım dayanıklılık. Form Yük Testi aracı eşzamanlı gönderim üretip yanıt sürelerini ve hata oranını ölçüyor, sonucu rapor olarak veriyor; kampanya gününde formun kaç gönderimi sorunsuz karşıladığını tahminle değil ölçümle biliyorsunuz. Bir de Sürüm Geçmişi var: kaydedilen her form yapılandırması sürüm olarak saklanıyor, yanlış kural eklediğinizde farkı inceleyip tek tıkla eski sürüme dönüyorsunuz.

Formun ardından çalışan otomasyonları da aynı dallarla sınayın. Kuralların birbirini nasıl tetiklediğini görmek için koşullu kurallarla süreçleri otomatikleştiren iş akışı kurgusunu incelemek, formun gönderimden sonrasını da tasarlamanıza yardımcı oluyor.

Koşulun işe yaradığını hangi sayılar söyler?

Koşullu mantığın etkisini ölçmenin en dürüst yolu, aynı trafiği iki farklı form yapısına gönderip karşılaştırmak. Elinizde bu imkan yoksa, koşulları eklemeden önceki ve sonraki dört haftayı aynı kaynak kırılımında karşılaştırın. Gönderim Takibi görüntülenme, gönderim ve dönüşüm oranını tek panelde veriyor; hangi formun çalıştığını, hangisinin görüntülenip terk edildiğini bu üçlüden okuyorsunuz.

Ancak dönüşüm oranı tek başına yanıltıcı. Formu kısaltmak dönüşümü yükseltip nitelik düşürebiliyor. Bu yüzden ölçüme ikinci bir sütun ekleyin: gelen kayıtların kaçı ilk temastan sonra elenmeden ilerledi? Koşullu mantık doğru kurulduysa bu oran da yükseliyor, çünkü segmente özgü sorular satışın ilk aramada sorduğu soruları önden yanıtlıyor.

Üçüncü sütun hız. Kayıt daha eksiksiz geldiğinde ilk temas ile ilerleme arasındaki süre kısalıyor. Bu etkiyi fırsatların aşamalar arasında otomatik ilerlediği bir kurulumda daha net görüyorsunuz: eksik bilgi bekleyen kayıt aşamada takılmıyor.

Kaynak & Cihaz Kırılımı özelliği bu üç sütunu kaynağa göre ayırmanıza izin veriyor. Mobilde uzun form daha çok terk ediliyorsa, koşullu mantığın kazancı mobil kırılımda masaüstünden belirgin biçimde büyük çıkıyor.

Koşullu mantığı bozan en yaygın hatalar neler?

İlk hata çelişen kurallar. Aynı alanı bir kural gösterirken diğeri gizliyorsa, formun davranışı kuralların sırasına bağlı hale geliyor ve kimse neden öyle davrandığını açıklayamıyor. Her alan için tek bir görünürlük kuralı yazın, gerekiyorsa o kuralın içinde birden fazla koşulu birleştirin.

İkinci hata gizli alanı zorunlu bırakmak. Üçüncüsü, ayırıcı soruyu formun ortasına koymak. Dördüncüsü, seçenek listesini sonradan değiştirip kuralı güncellememek: "Kurumsal" seçeneğini "Şirket" yapan bir düzenleme, o değere bakan bütün kuralları sessizce devre dışı bırakıyor.

Beşinci hata koşulu aşırıya kaçırmak. Her alanı koşula bağlamak, bakımı imkansız bir form üretiyor. Altıncısı, aynı kişiyi farklı dallardan iki kez kaydetmek; Mükerrer Kayıt Filtresi aynı e-posta ya da telefonla gelen tekrar gönderimleri tek kişide birleştiriyor, ama filtreyi açık tutmayı unutmamak gerekiyor.

Yedincisi bağlamı kaybetmek. Ön Dolgu & Gizli Alanlar kaynağı, kampanyayı ve müşteri kimliğini her gönderime sessizce taşıyor; bu alanlar koşula bağlanmadığı için hiçbir dalda kaybolmuyor. Aynı disiplin çevrimdışı toplanan kayıtlar için de geçerli: fuar sonrası toplanan lead'lerin takibinde hangi standdan geldiği bilgisi kaybolursa, form ne kadar iyi kurulmuş olursa olsun kayıt bağlamsız kalıyor.

Sonuç

Koşullu mantık bir form özelliğinden çok bir görgü kuralı: karşınızdaki kişiye yalnız onunla ilgili olanı sormak. Uygulaması da aynı sadelikte ilerliyor; ayırıcı soruyu başa alın, alanları üç gruba ayırın, kuralları iki seviyeyle sınırlayın, her dalı bir kez elle doldurun ve gönderim takibini iki sütunla okuyun.

Kendi formunuzda kurumsal ve bireysel dalları ayırmayı denemek isterseniz Rocketly hesabınızı ücretsiz açıp ilk koşullu formunuzu kurabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Koşullu mantık formu yavaşlatır mı?

Hayır. Kurallar tarayıcı tarafında değerlendirildiği için alan gösterip gizlemek ek bir sunucu isteği doğurmuyor. Formun hızını belirleyen şey kural sayısı değil, toplam alan ve görsel ağırlığı oluyor.

Gizlenen alanın verisi yine de gönderiliyor mu?

Koşul nedeniyle gösterilmeyen alan boş gönderiliyor ve CRM'de boş kalıyor. Ziyaretçi bir alanı doldurduktan sonra koşul değişip alan gizlenirse, o değeri temizlemek genellikle daha doğru; aksi halde kayda ilgisiz bir veri düşüyor.

Kaç iç içe koşul kurmak makul?

Pratikte iki seviye yeterli oluyor. Daha derin yapılar altı ay sonra formu açan kişi için okunamaz hale geliyor; o noktada tek formu ikiye bölmek daha sağlıklı bir çözüm.

Koşullu form mobilde farklı davranır mı?

Mantık aynı çalışıyor, ama etkisi mobilde daha büyük oluyor: küçük ekranda gereksiz alanları kaldırmanın kazancı masaüstünden belirgin biçimde yüksek. Kaynak ve cihaz kırılımında bu farkı ayrı ayrı okuyabiliyorsunuz.