Proje vitrini hazırlanıyorPreparing project showcaseПодготавливаем витрину проекта

Ön Muhasebe

Yeniden sipariş noktası: ne zaman, ne kadar sipariş?

Kullanılabilir stok kaç adete inince sipariş açılmalı? Eşiği satış hızına ve tedarik süresine bağlayan hesabı, ABC önceliklendirmesini ve uyarı kurulumunu anlatıyoruz.

Rocketly · 2026-09-05

Perşembe sabahı 09:20. Depo sorumlusu telefonda: SKU-3388'den rafta tek adet kalmamış. Oysa pazaryeri panelinde aynı üründen önceki akşam dört adet satılmış, iki tanesi de kargoya verilmeyi bekliyor. Satın alma sorumlusu tedarikçiyi arıyor, karşı taraf "on iş günü" diyor. Sonra biri geçen ay da aynı üründe benzer bir sahnenin yaşandığını hatırlıyor, ama kimse tarihini bilmiyor. Buradaki asıl problem tedarikçinin süresi ya da deponun dikkati değil: kimsenin "bu üründe kaç adet kalınca sipariş açılır?" sorusuna yazılı, herkesin baktığı bir cevabı yok.

Bu yazı o cevabı kurmakla ilgili. Önce yeniden sipariş noktasının gerçekte neyi ölçtüğünü, sonra formülün her teriminin nereden geldiğini, tedarik süresinin nasıl dürüstçe ölçüleceğini ve emniyet stoğunun neye karşı tutulduğunu ele alıyoruz. Ardından "ne kadar sipariş?" tarafına geçiyor; miktarı belirleyen kısıtları, hangi ürünlerin ayrı eşiği hak ettiğini, eşik tetiklendiğinde sistemin ne yapması gerektiğini, hesabı sessizce bozan veri hatalarını ve çok kanallı satışta tablonun nasıl değiştiğini sırayla konuşuyoruz.

Yeniden sipariş noktası aslında neyi ölçer?

Yeniden sipariş noktası, elinizde tutmak istediğiniz stok seviyesi değildir. Bir tetikleyicidir: kullanılabilir miktar bu sayının altına indiğinde sipariş açma zamanı gelmiştir. Ölçtüğü şey de aslında adet değil zamandır — "yeni mal gelene kadar geçecek sürede ne kadar satarım?" sorusunun adede çevrilmiş halidir.

Bu ayrımı kaçırmak yaygın bir hatadır. Ekipler çoğu zaman bir "minimum stok" sayısı yazar ve o sayıyı ürünün ne kadar hızlı satıldığından bağımsız tutar. Haftada kırk adet giden bir ürünle ayda üç adet giden bir ürüne aynı minimum yazılınca, birincisi sürekli tükenir, ikincisinde sermaye rafta bekler. Aynı sayı iki ürün için iki farklı anlama gelir, çünkü tetikleyici satış hızına bağlıdır.

İşin diğer yüzü, eşiğin bir karar değil bir hatırlatma olmasıdır. Eşik size "şimdi sipariş aç" der; ne kadar açacağınızı söylemez. Ne zaman ve ne kadar soruları ayrı hesaplarla yanıtlanır. İkisini birbirine karıştırmak, tükenmeyi çözerken depoyu ölü stokla doldurmanın en kısa yoludur.

Formülün her terimi nereden geliyor?

Temel hali basittir: yeniden sipariş noktası = ortalama günlük satış × tedarik süresi (gün) + emniyet stoğu. İlk çarpım, mal yolda olduğu sürede tüketeceğiniz miktarı verir. Emniyet stoğu ise bu tahminin tutmadığı günler için bırakılan paydır. Üç terimin de kaynağı ayrıdır ve üçü de birbirinden bağımsız biçimde yanlış olabilir.

Ortalama günlük satış, seçtiğiniz bir tüketim penceresinden hesaplanır — örneğin son 60 ya da 90 günün gerçekleşen çıkışları. Pencere kısa olursa tek bir kampanya haftası ortalamayı yukarı çeker; uzun olursa mevsim dönüşünü geç fark edersiniz. Burada yaptığınız iş özünde bir tahmin çalışmasıdır ve tahminin ne kadar tuttuğunu ölçmek, satış tarafında öngörünüzün gerçeği ne kadar tuttuğunu ölçmekten farklı değildir: sapmayı kaydetmezseniz düzeltemezsiniz.

Sayısal bir örnek — aşağıdaki rakamlar yalnızca hesabı göstermek için uydurulmuş temsili değerlerdir, herhangi bir sektör ortalaması değildir. Ortalama günlük satış 8 adet, tedarik süresi 12 gün, emniyet stoğu 30 adet olsun. Eşik 8 × 12 + 30 = 126 adet çıkar; kullanılabilir miktar 126'nın altına indiği anda sipariş açılır. Aynı üründe tedarik süresi 12 günden 18 güne çıktığında eşik 174'e yükselir. Dışarıdan bakınca hiçbir şey değişmemiş gibi görünür, ama artık 126 adetlik stok yetersizdir.

Tedarik süresi gerçekte kaç gün sürüyor?

Tedarikçinin telefonda söylediği süre genellikle yalnızca kendi hazırlık süresidir. Sizin hesabınıza girmesi gereken süre ise kapıdan kapıya değil, karardan rafa kadardır: siparişin içeride onaylanması, tedarikçiye iletilmesi, hazırlanması, nakliye, gümrük varsa bekleme, mal kabul ve sayım, sonra ürünün satılabilir hale gelmesi. Bu zincirin ortasındaki iki günlük onay gecikmesi de tedarik süresinin parçasıdır ve eşiğe girmelidir.

Bu yüzden tedarik süresi hatırlanan değil ölçülen bir sayı olmalıdır. Stok Yönetimi'ndeki Tedarikçi Performansı ekranı tam da bunu yapar: sipariş ve teslim sayısını, toplam harcamayı ve ortalama teslim süresini tedarikçi bazında tutar. Böylece "bu tedarikçi genelde geç kalıyor" hissi, eşiğe yazılabilecek bir gün sayısına dönüşür. Süre ölçmenin mantığı, bir satış ekibinin anlaşmalarının ne kadar sürdüğünü takip etmesiyle aynıdır: ortalamayı bilmeden hiçbir planlama gerçekçi olmaz.

Ölçerken ortalamanın yanında dağılıma da bakın. On siparişin dokuzu 10 günde, biri 25 günde geldiyse ortalama tek başına yanıltıcıdır. Pratikte iki sayı tutmak işe yarar: tipik süre ve kötü senaryodaki süre. Birincisi formüldeki çarpımda, ikincisi emniyet stoğu hesabında kullanılır.

Emniyet stoğu neye karşı tutulur?

Emniyet stoğu, "her ihtimale karşı" tutulan belirsiz bir yastık değildir; iki belirli riske karşı tutulur. Birincisi talebin oynaklığı: tedarik süresi boyunca beklediğinizden fazla satmak. İkincisi tedarik süresinin oynaklığı: malın söz verilen günde gelmemesi. İkisi aynı anda gerçekleştiğinde tükenme neredeyse kesinleşir, çünkü elinizde ne fazladan gün ne de fazladan adet vardır.

Basit ve savunulabilir bir yaklaşım şudur: emniyet stoğu = (en yüksek günlük satış × en uzun tedarik süresi) − (ortalama günlük satış × ortalama tedarik süresi). Yani kötü senaryo ile normal senaryo arasındaki farkı stok olarak tutarsınız. Bu formül istatistiksel bir servis seviyesi modeli kadar hassas değildir, ama verisi elinizde olan ve ekibe on saniyede anlatılabilen bir hesaptır.

Karar, hizmet seviyesi ile bağlanan sermaye arasındadır. Emniyet stoğunu yükseltmek tükenme ihtimalini düşürür, ama parayı rafa kilitler. Bu yüzden her ürüne aynı yastığı koymak yerine yastığı ürünün kritikliğine göre ayarlamak gerekir. Mantık, satış tarafında kotayı tutturmak için ne kadar fırsat gerektiğini hesaplamakla aynıdır: yeterli tampon olmadan hedefe ulaşmak şansa kalır, gereğinden fazlası ise kaynağı boşa yatırır.

Ne kadar sipariş: miktarı belirleyen kısıtlar

Eşik tetiklendiğinde verilecek miktar, çoğu ekipte "eşiği yeniden aşana kadar" mantığıyla belirlenir ve bu genellikle çok küçük siparişlere yol açar. Daha sağlıklı yaklaşım, siparişin iki dönemi birden kapatmasını istemektir: gelen mal hem tedarik süresini hem de bir sonraki gözden geçirmeye kadar geçecek süreyi karşılamalıdır. Aksi halde mal gelir gelmez yeniden eşiğin altına düşer.

Sonra pratik kısıtlar devreye girer: tedarikçinin minimum sipariş miktarı, koli ve palet katları, ücretsiz kargo eşiği, raf ömrü ve depodaki yer. Ölçü Birimi Dönüşümü tam burada işe yarar; stok tek bir temel birimde tutulurken siparişi koli veya paket üzerinden verebilirsiniz, böylece "126 adet lazım" hesabı depoda tam koliye yuvarlanır ve iki farklı birim arasında elle çeviri yapılmaz.

Miktar kararının maliyet tarafı da vardır. Navlun, gümrük ve ek masraflar birim başına dağıtıldığında büyük siparişin birim maliyeti düşer; Landed Cost bu dağıtımı yapıp gerçek birim maliyeti ve marjı görünür kılar. Satın alma tarafındaki küçük ve belgesiz harcamaların nasıl kayda geçtiği ayrı bir konudur; gider pusulasının ne zaman düzenlendiğini bilmek, bu maliyetlerin muhasebede kaybolmasını engeller.

Hangi ürünler ayrı eşiği hak ediyor?

Yüzlerce SKU'nun her biri için ayrı ayrı tedarik süresi ölçüp emniyet stoğu hesaplamak gerçekçi değildir. Pratik yol, stoğu değere göre sınıflandırıp emeği oraya yöneltmektir. ABC Analizi stoğunuzu değere göre A/B/C sınıflarına ayırır ve sermayenizin nerede kilitli olduğunu gösterir; eşik çalışmanızın önceliği doğrudan bu sıralamadan çıkar.

Aşağıdaki tablo örnek bir çalışma düzenidir, sektör normu değildir; kendi ürün sayınıza, tedarikçi sayınıza ve ekip kapasitenize göre uyarlanmalıdır.

SınıfTipik konumEşik gözden geçirmeEmniyet stoğu yaklaşımı
ADeğerin büyük kısmı, SKU'ların küçük kısmıAyda birÜrün bazında hesaplanır, tedarik süresi tedarikçi bazında ölçülür
BOrta değer, orta SKU sayısıÜç ayda birKategori ortalaması kullanılır, sapma görülürse elle düzeltilir
CKüçük değer, çok sayıda SKUAltı ayda birSabit eşik, uzun aralıklı ve toplu sipariş
Yeni ürünGeçmiş tüketim verisi yokİlk üç ay boyunca haftalıkBenzer ürünün verisiyle başlanır, satış oturunca güncellenir

Sınıflandırmanın ikinci faydası sayımda ortaya çıkar. Sayım föyünü depo ve ABC sınıfına göre oluşturabildiğinizde, A sınıfı ürünleri sık, C sınıfını seyrek sayarak envanter doğruluğunu tüm depoyu kapatmadan yükseltirsiniz. Eşik hesabı zaten doğru stok verisine dayanır: kayıtta 40, rafta 26 adet varsa formülün ne kadar iyi kurulduğunun bir önemi kalmaz.

Eşik tetiklendiğinde sistem ne yapmalı?

Eşiğin bir tabloda yazılı olması yetmez; kullanılabilir miktar altına indiğinde birinin bunu zamanında görmesi gerekir. Stok Uyarıları kritik stok, tükenme ve fazla stok durumlarını on beş dakikada bir tarar, uygulama içi ve e-posta bildirimi üretir. Buradaki asıl incelik uyarının varlığı değil, kime ve hangi sıklıkta gittiğidir.

Çünkü herkese giden ve gün içinde defalarca tekrarlanan uyarı kısa sürede görmezden gelinmeye başlar. Eşik uyarılarını satın alma sorumlusuna yönlendirmek, düşük değerli ürünler için günlük özet kullanmak ve aynı ürün için tekrarı bastırmak işe yarar; bu, CRM uyarılarını yeniden ayarlarken uygulanan mantığın stok tarafındaki karşılığıdır.

Uyarıdan aksiyona giden yol da kısa olmalıdır. Risk Altındaki Stoklar ekranı talep hızı, kullanılabilir miktar, tedarik süresi ve güvenlik stoğu varsayımlarıyla önceliklendirilmiş bir kuyruk üretir: hangi ürün kaç gün sonra tükenecek, hangisi zaten sipariş noktasının altına inmiş. Kuyruktaki satırdan doğrudan taslak satın alma siparişi açabilir, depo ve varsayım filtreleriyle kapsamı daraltabilirsiniz. Bir eşiğin işe yarayıp yaramadığı, çoğu zaman uyarıdan siparişe giden yolun kaç adım olduğuyla belirlenir.

Hesabı sessizce bozan veri hataları neler?

Formül doğru olsa bile girdiler bozuksa çıktı yanlıştır ve bu tür hatalar genellikle gürültüsüz ilerler. En yaygını, kullanılabilir stok ile fiziksel stoğun karıştırılmasıdır. Rafta duran ama başka bir siparişe rezerve edilmiş adet satılabilir değildir; eşik karşılaştırması rezerve düşülmüş kullanılabilir miktarla yapılmalıdır. Stok Sağlığı Panosu kullanılabilir stoğu, rezerve miktarı, tüketimi ve hareketsizlik sinyallerini tek tabloda birleştirir ve eksiye düşen kullanılabilir stoğu ayrıca işaretler.

İkinci sık hata, stok düşümünün hangi belgede gerçekleştiğinin net olmamasıdır. Sevkiyatı irsaliyeye bağlayan bir akışta stok irsaliye resmileştiğinde işlenir; sonradan kesilen fatura yalnızca ön muhasebe kaydını üretir ve stoğu ikinci kez değiştirmez. İki defterin ayrıştığı yerleri Stok–Muhasebe Mutabakatı listeler ve faturası kesilip stoğu düşmeyen kayıtlar birikmeye başladığında eşikler de yanlış tetiklenir. Bu, geniş anlamda sipariş yönetimi akışının nasıl kurulduğuyla doğrudan ilgilidir.

Üçüncü grup hata ürünün yapısından gelir. Kit veya set ürünlerde satılabilir adet bileşen stoklarına bağlıdır; bileşen için ayrı, set için ayrı eşik tutmazsanız hesap aynı malı iki kez sayar. İadeler de dikkat ister: iade yalnızca gerçekten sevk edilmiş miktar kadar stok girişine dönüşmelidir, aksi halde var olmayan mal eşiği yukarı çeker. Kalıcı düzeltme sayımdan gelir; sayım oturumu açıldıktan sonra bir satırda meşru hareket olursa tamamlamada uygulanacak düzeltme ayrıca gösterildiği için, donmuş föy ile güncel stok arasındaki fark sessizce kaybolmaz.

Çok kanallı ve B2B satışta eşik nasıl değişir?

Tek depodan tek kanala satarken eşik tek bir sayıdır. Aynı stoğu birden fazla pazaryerine açtığınızda tablo değişir: talep hızı kanalların toplamıdır, ama tükenmenin bedeli kanala göre farklıdır. Stok senkronunda gecikme varsa panelde görünen miktarla gerçek miktar arasında fark oluşur ve eşik geç tetiklenir; bu yüzden çok kanallı satışta emniyet stoğunun bir bölümü doğrudan senkron gecikmesini karşılar.

B2B tarafında oynaklık daha serttir, çünkü tek bir bayi siparişi aylık ortalamayı tek kalemde tüketebilir. Burada yalnızca ortalama günlük satışa bakmak yanıltıcıdır; bilinen bayi programlarını ve tekrar eden sipariş kalıplarını ayrı ele almak gerekir. Bayilere açtığınız bir sipariş portalı bu talebi önceden görünür kıldığında, eşik hesabı sürprizle değil planla çalışır.

Sipariş kanalının kendisi de bir veri kaynağıdır. Müşterinin sipariş verdiği yer bir form, bir portal ya da bir sohbet olabilir; sohbetin içinde form ve sipariş deneyimi kurmak, talebi oluştuğu anda yakalamanın yollarından biridir. Stok yetmediğinde siparişi tamamen kaybetmek de şart değildir: Backorder Yönetimi karşılanamayan talebi kaydeder ve mal geldiğinde kaydı otomatik kapatır. Bunun eşik açısından önemli bir yan faydası vardır — tükenilen günlerin gerçek talebi de veriye girer.

Talebin nerede doğduğunu görmek de planlamayı besler. Hangi kampanyanın, hangi temas noktasının ve hangi aşamanın siparişe dönüştüğünü izlemek için müşteri yolculuğunu haritalamak, pazarlama tarafında olduğu kadar stok tarafında da işe yarar: talebin ne zaman geleceğini önceden bilen ekip, eşiği beklemek yerine siparişi öne çeker.

Eşikleri hangi ritimle gözden geçirmeli ve nereden başlamalı?

Bir kere hesaplanan eşik birkaç ay içinde eskir. Tedarik süresi değişir, ürün mevsime girer, kampanya talebi ikiye katlar. Bu yüzden eşik bir kurulum işi değil takvime bağlı bir gözden geçirme işidir: yüksek değerli ürünler ayda bir, geri kalanlar sınıfına göre daha seyrek. Gözden geçirmede üç şeye bakılır — son dönemde tükenme yaşandı mı, tedarik süresi ortalaması kaydı mı, elde beklenenden fazla stok birikti mi.

Kampanyalar ayrı bir başlıktır, çünkü talebi geçmiş veriden hesaplanamayacak biçimde büker. Soğuyan müşterileri yeniden ısıtan bir reaktivasyon kampanyası planlandığında kampanyaya giren ürünlerin eşiği kampanya öncesinde elle yükseltilmeli, sonrasında eski seviyesine döndürülmelidir. Stok Yaşlandırma ve Devir Hızı ekranı döngünün diğer ucunu tutar: hangi ürün rafta kaç gündür bekliyor, hangisi hızlı dönüyor. Ölü stok erken yakalandığında eşik düşürülür ve sermaye geri alınır.

Başlamak için tüm kataloğu beklemeyin. En çok tükenen on ürünü seçin; her biri için son 90 günün ortalama günlük satışını ve son beş siparişin gerçek teslim süresini yazın, basit emniyet stoğu formülüyle eşiği hesaplayın, uyarıyı tek bir sorumluya yönlendirin. Bir ay sonra bu on üründe kaç tükenme yaşandığına bakıp eşikleri düzeltin; ikinci ayda listeyi otuz ürüne çıkarın. Stok sağlığını, risk kuyruğunu ve satın alma akışını tek yerde denemek isterseniz ücretsiz bir Rocketly hesabı açıp kendi ürünlerinizle küçük bir pilot kurabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Yeniden sipariş noktası ile minimum stok aynı şey mi?

Hayır. Minimum stok çoğunlukla sabit bir alt sınırdır ve ürünün ne kadar hızlı satıldığını dikkate almaz. Yeniden sipariş noktası ise tedarik süresi boyunca beklenen tüketimi ve emniyet stoğunu içerir; ürün hızlandığında ya da tedarikçi yavaşladığında değişmesi gereken bir sayıdır.

Eşiği kaç günde bir güncellemeliyim?

Sabit bir kural yerine sınıfa bağlı bir ritim işe yarar: yüksek değerli ve hızlı dönen ürünlerde ayda bir, orta gruplarda üç ayda bir, düşük değerli çok sayıda üründe altı ayda bir. Tedarikçi değişikliği, mevsim geçişi veya planlı kampanya gibi olaylar takvimi beklemeden gözden geçirmeyi gerektirir.

Mevsimsel ürünlerde ortalama günlük satış nasıl alınır?

Yıllık ortalama mevsimsel üründe yanıltıcıdır. Sezon öncesinde eşiği geçen yılın aynı dönemindeki satış hızıyla, sezon içindeyse kısa bir pencereyle — örneğin son 14 ila 21 gün — hesaplamak daha gerçekçidir. Sezon sonunda eşiği düşürmeyi unutmamak, ölü stoğu önlemenin en ucuz yoludur.

Birden fazla depom varsa eşik depo bazında mı olmalı?

Depolar arasında transfer yapabiliyorsanız hem toplamda hem depo bazında bakmak gerekir: toplamda yeterli ama yanlış depoda duran stok, sevkiyat açısından yok sayılır. Transfer süresi kısaysa depo eşikleri düşük tutulup merkezden beslenebilir; transfer yavaşsa her depo kendi eşiğini kendi taşımalıdır.